Kayıtlar

Şubat, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İçimizdeki Tanrı’dan

Resim
Daima yaşamın iyi tarafını gör. Yalnız en iyi olanın gelmesini bekle ve gelişine tanık ol. Asla içinde olduğun olumsuz durum için bir başkasını suçlama. Sen kendi kendinin efendisisin; resmin öbür yanını çevirip öbür tarafta olanı görmek senin seçimine bağlıdır. Eğer sen yaşamın kasvetli kısmını görmeyi seçersen, kendine, gerçek özgürlüğün tadını bilen ruhları çekmeyi bekleme, çünkü benzer benzeri çeker ve sen de kendine seninle ayni durumda olan ruhları çekeceksin. Sen dünyanın tam tepesinde olduğunda ve sevgi senden özgürce aktığında, sen herkesi kendine çekersin, çünkü neşeli bir ruhu herkes sever. Bir durumu ya da kişiyi yukarı çekmeyi, daha iyiye yükseltmeyi öğren ve asla bir başkasının davranışının seni aşağı, üzüntünün derinliklerine çekmesine izin verme. Sen burada huzur, uyum, güzellik ve mükemmeliyet yaratmak için, yaşamdaki en iyiyi yaratmak için varsın. O zaman hadi durma, bunun için bir şeyler yap.

Ego Der ki... Ruh Der ki

Ego der ki; HAYIR Ruh der ki; EVET Ego der ki; Alamazsın, yapamazsın, başaramazsın Ruh der ki; Alabilirsin, yapabilirsin, başarabilirsin Ego der ki; Değiştiremem. Değişim korkunç. Ruh der ki; Değişim sevginin bir göstergesidir. Değişim, yaşamının çeşitliliğidir. Senin ölümün değil. Ego der ki; Yetersizim Ruh der ki; Yeterlisin seni tanrı yarattı ve sen her şeyi yapabilirsin. Ego der ki; Bu senin hatan Ruh der ki; Bu başkalarıyla ilgili değil. Karşındaki senin bilincinin yansımalarıdır. Ego der ki; Sevgi dışarıda, Sevgi sınırlı ve karşılıklı, Sevgi duruma bağlı, kaybolabilir Ruh der ki; Sevgi içinde, Sevgi sınırsız. Sevgi ölümsüz ve sevgi tek gerçek Ego der ki; Her şey kişisel; iyi ya da kötü Ruh der ki; Hiçbir şey kişisel değil. Her şey ne ise o;iyi ya da kötü yapan senin algılayışın Ego der ki; Zavallı ben. Ben kurbanım Ruh der ki; Kendi gerçeğini sen yaratıyorsun. Yaşadığın her şey ruhunun seni uyandırma çabası Ego der ki; zihnine güven Ruh der ki; kalbine güven Ego der ki; ...

Başım Dönüyor İkimizden

Çocuklar ekmek yiyorlar gibidir sesin Ön dişleriyle belli belirsiz Bir martı kalıyor gibidir hiç olmayandan Çünkü biz ikimiz de çirkin değiliz Evet mi hayır mı pek anlamadan. Ne biçim bir sestir şu bizim dalgınlığımız Bir tayın dişinde ince taflan Az yaşlı bir kadında göğüs uçlarının Yanarak sımsıcak bir kedinin ağzından Dönüp iç çekmesine gece kuşlarının. Sonra biz dağ başlarında apansız kurşunlanan Süresiz baş dönmesiyiz çok garip adamların. Edip Cansever

Aşk

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz Sanki hiç olmamıştı Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti Çünkü iki kişiydik Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra Sonrası iyilik güzellik. Cemal Sür...